7.1.15

Herkes İçin Sanat

Ülkemizde sanatla alakalı bariz bir sorunumuz var: Sanatla ilgilenmek bir elitlik göstergesi.Bu algı öyle yanlış bir şeye yol açmış ki; çoğu Avrupa ülkesinden daha az alım gücüne sahip olmamıza rağmen konser biletlerimiz bile daha pahalı! Sanat ticaret alanına dönüşmüş tamamiyle.Bir kısır döngü gibi birbirini besleyen düşünceler... Klasik müzik dinlemek müthiş bir ayrıcalık gibi gösterilir, resim sergisine gitmek bir statü gibi görülür. Bu düşünceleri besleyen olay da bu etkinliklerin genellikle pahalı olması.

Venezüela'da Jose Antonio Abreu isimli bir müzisyen tarafından El Sistema isimli orkestra ve koro tam da bu noktada sanatın zenginlere ait bir olgu olarak görülmesine karşı çıkarak icraata başlıyor. Devlet ve özel sektör destekli bu oluşum 3-30 yaş arası bireylere klasik müzik alanında orkestral ve koral -birlikte müzik yapma deneyimi sunuyor.

El Sistema'nın en önemli olayı ise toplumda değişim yaratma amacı. Tamamen ücretsiz -enstrümanlar, kıyafetler bu oluşum tarafından sağlanıyor- ve girişte herhangi bir sınav yok. Bireyler yaşlara göre gruplandırılır, yetenek ve isteklerine göre eğitim görür. Topluluk zamanla büyüdükçe uluslararası yayılma amacı da gütmüşler, onlarca ülkeye de yayılmışlar. Ülkemizde de icraatta bulunmak için çalışmaları var.

El Sistema'nın en büyük başarısı gençleri sokaklardaki tehlikelerden uzak tutup, sosyalleşmelerini sağlamak. Aslında oluşumun güzellikleri saymakla bitmez. Koro ve orkestra demek birbiriyle uyum içinde olmayı öğrenmiş, başarıları ve zorlukları birlikte tadan bir topluluk demektir. Bu aslında halk olmanın da koşulu bir nevi.

El Sistema müzikal anlamda mükemmeli yakalama derdinde değildir. Ne kadar çok bireye müzik yapma fırsatı verilirse o derece mükemmel olunur. Asıl amaç budur.

Bu oluşum Venezüla çocuklarını sanatın bir dalıyla tanıştırıp, insan olmanın gereklerini bu oluşumla belki de daha kolay kavratmış ve o çocuklara bir şeyler üretmenin o muhteşem hazzını tekrar tekrar tattırmıştır. İnanıyorum ki bu oluşum sayesinde toplumda bir çok çarpıklığın önüne geçilmiştir.

İnternet ortamında izlediğinizde rahatlıkla gözlemleyebileceğiniz çok büyük konserler vermişler ve çoğu alım gücü iyi olmayan o anne-babaları çocuklarıyla gurur duyuran, delicesine alkışlatan, göz dolduran anlar da mevcut. Klasik müziğe, sanata farklı olan bakış açılarını iyi yönde de değiştiren bir oluşum El Sistema.

Temennim ise bizim ülkemizde de var olup, özellikle durumu iyi olmayan ailelere ulaşıp, çocuklarıyla gurur duymalarını sağlamaları. Belki de bunun en zararsız, en güzel ve en kolay yolu!

Sanatı sanat için icra ederken, topluma yararlı olmak imkansız değil...









18.10.14

Castle in the snow

Defolun Gidin



Siz, sıradan kelimelerden geçenler!
İsimlerinizi toplayın ve defolun!
Saatlerinizi zamanımızdan çekin ve defolun!
İstediğinizi alın!
Denizin maviliğinden ve hatıraların kumundan 
Alın ve defolun!

Burada mazi bizim
Burada varoluşun sesi bizim
Ve hayatın sesi bizim
Şimdi ve gelecek bizim
Dünyamız ve ahiretimiz burada bizim!

Defolun karamızdan, denizimizden, havamızdan
Buğdayımızdan, tuzumuzdan, yaramızdan
Her şeyden
Defolun!

Ey sıradan kelimelerden geçenler!
Hatıralarımızın hatırasından çekin ve gidin!

Mahmud Derviş

20.9.14

Uzayamayan Saçlar ve Filistin



"Önce kendi yurdundan sürgün ettiler, sonra sürgünde şehit ettiler. Hem vatanlarını çaldılar, hem hayatlarını... Bütün ömrünü Filistin'e adamıştı o. Onun elinde silah yoktu ki... Kalem vardı. Filistin semalarında bombalar değil, güvercinler uçsun diye sürgün yaşıyordu o. Uzatılan zeytin dalını kırdılar. Yine kırdılar. Sonra yine kırdılar."


Ölümüne masum doğan kız, üzülme.
Saman sarısı kıvırcık saçların için.
Hiç uzamadılar biliyorum, uzayamadılar.
Gökten bombalar yağıyordu doğduğun gece.
Alevler inliyordu, iplik iplik, huzme huzme.
Memede uyuyan çocuklar, bir daha uyanmadılar.
Bir çiğnemlik et oldular yeniden, yandılar için için.
Yandılar günlerce.
Ölümüne masum doğan kız, üzülme.
Saman sarısı kıvırcık saçların için.
Sırf sen üzülme diye, bir gün saçlarını uzatacak Filistin...