27.10.11

"...and tonight, you can cry if you want to
but it won't help you..."

23.10.11

İçimi acıtıyor bu şarkı. Bu şarkı ruhuma dokunuyor çünkü. O back vokallerle sanki melekler ağıt yakıyormuşcasına üzülüyorum, ürperiyorum. 'Yakıyormuşcasına' diyorum ya aslında ben zaten buna inanıyorum ama siz bu yazıyı okuyanlar tarafından 'deli' damgası dememek için öyle diyorum. Ama melekler ağıt yakıyor orda, bilesiniz. -Başka sözüm yok hakim bey! +Tiz vurun kellesini! (hakimler böyle demiyor ama ambiyansa uygun oldu bu.)

Bahsettiğim şarkı şudur efendim: Markéta Irglová – Alone Apart. Üzüleceksiniz, eğer üzülmeyi sevmiyorsanız uzak durunuz lütfen. 

Gökyüzü benim odamdan her zaman bir başkadır...





20.10.11

Evet, en sevdiğim filmim.



-Peki, onu seviyor musun nasıl söyleniyor?
-Milujes ho.
-Milujes ho?
-Miluju tebe. (seni seviyorum)
-Ne demek bu.
-..
( Once )
Kimilerimiz soluk, kimilerimiz parlak, kimilerimiz ise ışıl ışıldır ama çok nadiren rengarenk birisiyle karşılaşırsın ve işte o zaman hiçbir şeyle kıyaslanamaz...

11.10.11

Sana Ne Yaptılar?



O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi 
Bir bıçağın ağzında yürür gibiydin 
Demirlerin soğukluğu soluk dudaklarında 
Gözlerinde karanlığı dar hücrelerin 
Seni görür görmez özgürlüğümden utandım 
Söyle ne içersin, çay mı kahve mi 
Çok değişmişsin birden tanıyamadım. 

Saçların uzundu, omuzlarına akardı 
Gönlümüz şenlenirdi sarışınlığından 
Onlar mı kestiler, sen mi kısalttın 
Gülerdin, içimize aylar doğardı 
Görünmez dağların arkasından 
Eski gülümsemeni beyhude aradım 
O sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi 
Çok değişmişsin birden tanıyamadım. 

Bir çay içer misin, yoksa kahve mi 
Kibritim yok, demek cigaraya başladın 
Ellerin de titriyor, bir şeyin mi var 
Böyle bir kız değildin sen eskiden 
Sana ne yaptılar, sana ne yaptılar? 
Kirpiklerin ıslanıyor durup dururken 
O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi 
Çok değişmişsin birden tanıyamadım.

Attila İLHAN
  

8.10.11

Tyrion Lannister (Buz ve Ateşin Şarkısı)

"Sen Ned Stark'ın piçisin değil mi?"
Jon aralarında soğuk bir rüzgar estiğini hissetti. Dudaklarını birbirine kenetledi ve hiçbir şey söylemedi.
"Seni gücendirdim mi?" dedi Lannister."Özür dilerim. Bir cüce her zaman kibar olamıyor.Kuşaklar boyu soytarılık yapan ahmaklar, kötü giyinip aklındakini düşünmeden söyleme hakkını kazandılar." Sırıttı. "Sen o piçsin ama, değil mi?
"Lord Eddard Stark benim babam." diye itiraf ettin Jon kaskatı bir tavırla.
Lannister yüzünü inceledi."Evet görebiliyorum. Sende, kardeşlerininkinden daha fazla kuzeyli kanı var."
"Yarı kardeşlerimden." dedi Jon.Cücenin gözlemi onu memnun etmişti, ama göstermemeye çalışıyordu.
"Sana bir tavsiye vereyim, piç." dedi cüce Lannister."Sakın kim olduğunu unutma, çünkü dünya kesinlikle unutmayacaktır.Bunu gücün yap, o zaman asla zayıflığın olamaz. Zayıflığını kendine zırh yap, o zaman kimse seni onunla yargılayamaz."
Jon başkasından tavsiye dinleyecek halde değildi."Sen bir piç olmayı nereden bilebilirsin ki?"
"Tüm cüceler, babalarının gözünde piçtir."
"Sen Lannister'ın meşru çocuğusun ama."
"Öyle mi?"diye cevapladı cüce alayla."Lütfen bu fikrini babama da iletebilir misin? Annem beni doğururken can verdi ve bu yüzden beni henüz affedebilmiş değil."
"Ben annemin kim olduğunu bile bilmiyorum." dedi Jon.
"Şüphesiz kadının biridir.Çoğu öyledir." Jon'a hüzünle gülümsedi. "Şunu unutma çocuk.Tüm cüceler piç olabilir, ama tüm piçler cüce olmak zorunda değildir." Bu son sözle arkasını dönüp ziyafetin yapıldığı salona doğru ıslık çalarak yürümeye başladı. Kapıyı açtığı zaman, içerdeki ışık gölgesini yere vurdu ve sadece bir anlığına Tyrion Lannister, bir kral kadar heybetli göründü.

4.10.11





Aysel git başımdan ben sana göre değilim
Ölümüm birden olacak seziyorum.
Hem kötüyüm, karanlığım, biraz çirkinim
Aysel git başımdan istemiyorum.

Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
Dağıtır gecelerim sarışınlığını
Uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
Hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Benim için kirletme aydınlığını,
Hem kötüyüm, karanlığım, biraz çirkinim

Islığımı denesen hemen düşürürsün,
Gözlerim hızlandırır tenhalığını
Yanlış şehirlere götürür trenlerim.
Ya ölmek ustalığını kazanırsın,
Ya korku biriktirmek yetisini.
Acılarım iyice bol gelir sana,
Sevincim bir türlü tutmaz sevincini.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Ümitsizliğimi olsun anlasana
Hem kötüyüm, karanlığım, biraz çirkinim.

Sevindiğim anda sen üzülürsün.
Sonbahar uğultusu duymamışsın ki
İçinden bir gemi kalkıp gitmemiş,
Uzak yalnızlık limanlarına.
Aykırı bir yolcuyum dünya geniş,
Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki.
Çetrefil yolculuğum kesinleşmiş.
Sakın başka bir şey getirme aklına.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim,
Ölümüm birden olacak seziyorum,
Hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
Aysel git başımdan seni seviyorum...



Attila İlhan