"Önce kendi yurdundan sürgün ettiler, sonra sürgünde şehit ettiler. Hem vatanlarını çaldılar, hem hayatlarını... Bütün ömrünü Filistin'e adamıştı o. Onun elinde silah yoktu ki... Kalem vardı. Filistin semalarında bombalar değil, güvercinler uçsun diye sürgün yaşıyordu o. Uzatılan zeytin dalını kırdılar. Yine kırdılar. Sonra yine kırdılar."
Ölümüne masum doğan kız, üzülme.
Saman sarısı kıvırcık saçların için.
Hiç uzamadılar biliyorum, uzayamadılar.
Gökten bombalar yağıyordu doğduğun gece.
Alevler inliyordu, iplik iplik, huzme huzme.
Memede uyuyan çocuklar, bir daha uyanmadılar.
Bir çiğnemlik et oldular yeniden, yandılar için için.
Yandılar günlerce.
Ölümüne masum doğan kız, üzülme.
Saman sarısı kıvırcık saçların için.
Sırf sen üzülme diye, bir gün saçlarını uzatacak Filistin...
Saman sarısı kıvırcık saçların için.
Hiç uzamadılar biliyorum, uzayamadılar.
Gökten bombalar yağıyordu doğduğun gece.
Alevler inliyordu, iplik iplik, huzme huzme.
Memede uyuyan çocuklar, bir daha uyanmadılar.
Bir çiğnemlik et oldular yeniden, yandılar için için.
Yandılar günlerce.
Ölümüne masum doğan kız, üzülme.
Saman sarısı kıvırcık saçların için.
Sırf sen üzülme diye, bir gün saçlarını uzatacak Filistin...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder