Onlar hüzünleri de mutlulukları da sakin ve abartmadan bize yansıtan insanlar. Mutlulukları pek mütevazı, pek şirin, pek gerçek... Hüzünlerindeyse minik sakin bir hava, buruk bir huzur var. O hüzünlere -nasıl yaptıklarını bilmesemde- huzur sokmayı başarıyorlar!
Selfish Jean ile coşmayı biliyorum "you're just so selfish jean" dedikten sonra kafamı aşağı yukarı sallayıp, Jean'e bakıp "Yes you are" diyebiliyorum sayelerinde. "Why does it always rain on me?" ne kadar dinlenmiş, ne kadar popüler olursa olsun bendeki anlamını yitirmiyor hiç. Re-offender'in başlamasıyla içimde bir heyecan başlıyor ve özür dileyip hatalarına devam eden insanlara Fran ile birlikte kızıyorum "you'll say you're sorry and then do it again"
Ve güneşe yürüyoruz sonra eller cepte, yüzde gülümseme, kulakta "walking in the sun" ile birlikte.
"Tied to the 90's" ile sözleri bilmeselerde herkese 'hey' dedirtip, ben sözleri söylüyorum tek başıma.
"Quite Free" ile kendime müzik ziyafeti çekiyorum.
"I Love You Anyways"e dayanamıyorum, suratımda ifadesiyle. 40 saniye geçiriyorum ve Fran ile söylüyoruz, anlatıyoruz aşkımızı.
"Luv" ile işte o hüzünlü huzur doluyor içime baştan aşağı...
"Happy to Hang Around" zaten başlangıcıyla yetiyor bana. Seneler boyu o başlangıcı dinleyebilirim. "people get down, people get down, people get back."
"The Beautiful Occupation" ile ritmin güzelliğine varıyorum.
"Turn" yıllar yılı vazgeçemediğim şarkım olarak kalacak sanırım. En büyük hayallerimden birinin başrol oyuncusu! O çalacak konserde ve ben o nakarat eşliğinde, söyleye söyleye döneceğim manyak bir sevinçle!
ve mp3 çalar "The Distance" ile son vermekte bu güzelliğe.
Ama ben sonları değilde Battleships, Flowers in the window, last words, my eyes, somewhere else, one night, last train, afterglow, love will come through, indefinitely, the humpty dumpty love song ile mutlu olduğumu hatırlarım eğer onları yıllar geçse ve dinleyemesem. Olağanüstü hâl. Umarım olağan olur her şey.
Ve her daim içime huzur doldurdukları ve beni mutlu ettikleri için teşekkürlerimi borç bilirim. Ya da borç falan bilmem; teşekkürler Travis, teşekkürler Fran!
"it's such a lovely day
and i'm glad you feel the same
so stand up out in the crowd
you are one in a million
and i love you so
let's watch the flowers grow"