Bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda, ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de. İnsanları, eski karıma yapmış olduğum gibi, büyük bir boşluk içinde bırakmasaydım. Kendimden de kaçıyorum gibi beylik bir ifadenin içine düşmeseydim. Bu mektubu çok karışık hisler içinde yazıyorum gibi basmakalıp sözlere başvurmak zorunda kalmasaydım. Ne olurdu, bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı sözleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım. Sana diyebilseydim ki, durum çok ciddi Bilge, aklını başına topla. Ben iyi değilim Bilge, seni son gördüğüm günden beri gözüme uyku girmiyor diyebilseydim. Gerçekten de o günden beri gözüme uyku girmeseydi. Hiç olmazsa arkamda kalan bütün köprüleri yıktım ve şimdi geri dönmek istiyorum, ya da dönüyorum cinsinden bir yenilgiye sığınabilseydim. Kendime, söyleyecek söz bırakmadım. Kuvvetimi büyütmüşüm gözümde. Aslına bakılırsa, bu sözleri kullanmayı ya da böyle bir mektup yazmayı bile, ne sen ne aşk ne de hiçbir şey olmadığı günlerde kendime yasaklamıştım. Sen, aşk ve her şeyin olduğu günlerde böyle kararlar alınamazdı. Yaşamış birinin ölü yargılarıydı bu kararlar. Şimdi her satırı, bu satırı da neden yazdım? diyerek öfkeyle bir öncekine ekliyorum."
6.3.16
29.1.16
12.1.16
Son zamanlarda izlediğim filmler vol.12
Bienvenue chez les Ch'tis (2008)
Big Hero 6 (2014)
Blow (2001)
Boyhood (2014)
Fury (2014)
Gone Girl (2014)
Hauru no ugoku shiro (2004)
I Love You Phillip Morris (2009)
Inside Out (2015)
Interstellar (2014)
John Wick (2014)
Le hérisson (2009)
O Kadın (2007)
Prisoners (2013)
Run Lola Run (1998)
The Grand Budapest Hotel (2014)
The Hateful Eight (2015)
The Imitation Game (2014)
The Judge (2014)
The One I Love (2014)
The Secret Life of Walter Mitty (2013)
The Theory of Everything (2014)
WALL·E (2008)
Whiplash (2014)
Ying xiong (2002)
4.12.15
Poyraz Karayel kimdir?
-Çocukluğundan başlayalım Poyraz abi. Nasıl bir çocukluk geçirdin?
-Valla ben bir çocukluk geçirmedim İsa, çocukluğum bana geçirdi.
-Poyraz, çocuğa ne söylüyorsun öyle?
-Neyse hadi yaz yaz. İstanbul'da doğdum. Çocukluğum masallardaki kadar güzeldi. Sonra ben 8 yaşındayeken annem öldü. Annem öldü. Ben büyüdüm... E haliyle tabii,, annem öldükten sonra çok acı çektim. Hatta o kadar acı çektim ki bu çocuğun çektiği acı artık yeter deyip beni ilkokuldan ortaokula aldılar. E sonrasını biliyorsunuz artık. Babam, kardeşimle beni dayımlara bıraktı, ondan sonra da terk etti gitti işte.
-Nasıl terk etti?
-E anlattık ya oğlum.
-Hiçbir şey anlamadım valla. Bir baba, evlatlarını nasıl terk eder ya? Hiç mi sevmedi sizi evladım?
-Albayım, sevmek dediğin şey ne kadar zor bir iş sen biliyor musun? Okullarda bunun dersi var mı? Yok! Yani insan fotosentezi öğreteceğine bence öyle şeyleri öğretmesi lazım. Mesela bak, ilan-ı aşk üzerine bir kürsü var mı? Yok! Ya da ne bileyim. Aşk ve Sevgi Meslek Yüksekokulu niye yok ben anlamadım yani. Ya hadi, hiçbirini yapmadın, en azından bir kurs aç ya, kurs! Ama yok, o da yok.
-Eee Poyraz abi, sonrasını anlat.
-Sonrası basit. Ondan sonra başarısız bir hayatım oldu. Ben başarısızlık konusunda çizgimi asla bozmadım.
-Ya ama öyle demeyin Poyraz Bey ya. Sizin altın gibi bir kalbiniz var. Ben biliyorum.
-Ben altın gibi bir kalp istemiyorum Emel Hanım. Ben kötü biri olayım ama mutlu biri olayım istiyorum. Ben tutunmak istiyorum. Bir şeylerin ucundan yakalamak istiyorum.
-Poyraz, kalkalım mı artık?
-Yaa, ben bir parça sevgi istedim ya. Çok mu şey istedim? Gayrı safi milli sevgiden payıma düşeni istedim. Çok mu şey istedim? Benim hakkımı neden vermiyorlar Albayım? Anayasayı ihlal ediyorsunuz. Ne diyor anayasa? Poyraz'ı sevelim ama koparmayalım. Söylesene Albayım! Sen ne biçim emekli albaysın ya?! Hiç mi darbe yapmadın hayatında?
3.9.15
11.6.15
14.5.15
Gidemem.
bazen daha fazladır her şey
bi eşikten atlar insan
yüzüne bakmak istemez yaşamın
o kadar azalmıştır anlam
o zaman hemen git radyoyu aç bi şarkı tut
ya da bi kitap oku mutlaka iyi geliyor
ya da balkona çık bağır bağırabildiğin kadar
zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor
ama fazla da üzülme hayat bitiyor bir gün
ayrılıktan kaçılmıyor
hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
ömür imtihanla geçiyor
ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir
bi şiirden, bi sözden, bi melodiden, bi filmden
geçirip güzelleştirmeden can dayanmıyor
yıldızların o ışıklı fırçası azıcık değmeden
bu şahane hüzün tablosu tamamlanmıyor
Hayat sen gidemesen de, senden gidenlerle dolu. Sen gidemezsin; onlar sana acımadan, senden aldıklarıyla giderler. Sen kimseden gidemedikçe biraz daha eksilirsin. Bunca kısacık ömürde senden nasıl vazgeçtiklerini görürsün, kalbin acır. Gel dersin, gelir belki. Ama sonra yine gider, defalarca gider. Her defasında acısı artar ama elbet bir eşik noktası vardır o acının. Bir yerden sonra bilirsin; gelse de, gidecek... Günün, anın tadını çıkarırsın belki. Var mıdır bunun bir sonu? Kimi aşık olduğu kadına/adama belki, kimi defalarca hata yapan babasına, kimi de en yakın dostuna karşı böyle zaaf silsileleriyle doludur. Hata da yapsa, üzse de sizi kapınıza geldiğinde o kapının yüzüne kapanmayacağını bilen insanlar vardır mutlaka hayatınızda. Yoksa şayet, inanın olması mı daha iyidir yoksa olmaması mı bilemiyorum. O yüzden hayırlısı demek lazım. Ama kalp kırıklığı bazen iyi olabiliyor. İşte Sezen'in dediği gibi...
Mutlu sanatçı yoktur. Ne kadar acı o kadar yaratma gücü. benim öyle dertlerim yok derseniz bilemem tabii. Ama her insanda biraz sanatçı ruhu olması fena olmazdı bence. :)
Üstesinden gelemeyeceğiniz acı yok, Üstesinden gelemediğinizde oracıkta öldürür zaten sizi. Bir şiirden, bir melodiden geçirin acılarınızı. yanınıza kar kalsın. Ve umarım sizin kendisinden gidemediğiniz insanlar da bir gün size varırlar...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
























