-------spoiler------
Yüksek spoiler içerir... Uyarayım dedim.
Filmimiz Yahudi bir ailenin ayiniyle başlıyor. Haham ilahi
okuyor, mumlar yakılıyor. Buraya kadar renkler tamam. İlahi bitiyor, mumlar
sönüyor ve mumların sönmesiyle etraf tamamen siyah beyaza bürünüyor…
Filmin klasik konusundan
bahsetmeyeceğim. Sadece benim dikkatimi çeken, beni çok etkileyen bazı
sahneleri burada paylaşmak istiyorum…
En başında gördüğümüz Oskar Schindler paragöz, tek amacı çok
para kazanmak olan, çevre yapmaya çalışan bir adam. Yeterince çevre yapıp, istediği işleri kolay halletme derdinde. Alman Emaye Fabrikası’nı kurup Yahudilerin
iş gücünden yararlanma niyetinde. Onlara para vermemesi en büyük kârı
elbetteki. Peki Yahudiler neden kabul ediyor parasız çalışmayı? Canlarını
kurtarabilmek için tabii ki…
Ve filmin en bomba sahnesi gelir… Elbette kırmızılı küçük
kız. Siyah beyazlıklar içindeki tek renk… Kırmızı, kan rengi… Burada bana göre
iki ayrı nokta var. Bunlardan ayrı ayrı bahsedeceğim.
Kırmızılı küçük kız - Part I
Öncelikle bu kız bütün o curcunanın içinde tek başına bütün
masumiyetiyle dolanıp duruyor. Kaçması, saklanması gerektiğini anlıyor, bir
binanın içine giriyor ve çoğu çocuğun yapacağı gibi yatağın altına giriyor…
Burada dikkatimi çeken şey yatağın altına girdikten sonra onun da siyah beyaz
olması… Sanırım bu, onun da öleceğini simgeliyor o an.
O, yatağın altına girdikten sonra diğer insanların nereye
saklandıkları gösteriliyor. Küçük kızın masumiyetini o an daha da çok
anlıyorsunuz…
Kırmızılı küçük kız - Part II
Bir de şu açıdan bu kız önemli oluyor. Oskar Schindler adlı
beyimiz bu zamana dek hep tek bir amaç gütmüştü: Çok para kazanmak. Ama bir
süre sonra savaşın ne denli büyüdüğünü, o karışıklığı-curcunayı izlerken
fark ediyor ve kırmızılı kızı o curcuna içinde oradan oraya koştururken görüyor, o küçük kız Schindler’in aklında yer
ediyor.
(Kırmızılı küçük kız - Part II – to be continued)
Düzeltmek, değiştirmek istediğim tek sahne şudur herhalde.
Kumandan işini yapmadığını düşündüğü adamı öldürecek ama bir türlü silah
ateşlemiyor. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın adamı öldüremiyor.
Ardından yanındaki askerler kumandanın öfkeden çıldırıp yere
attığı silahı yerden alıp havaya ateş ediyorlar; silah yine çalışmıyor. Bence
burada silah havaya tutulduğunda ateş etmeliydi.
Ve şu da en sevdiğim sahnelerinden… Tavuğu kim çaldı?
Sorusuna çocuğun öne çıkıp, kumandanın öldürdüğü adamı gösterip “Him!” diye
cevap vermesi gerçekten mükemmeldi.
Yukarıdaki fotoğraf da “gaz odası” hikayesi anlatılırken.
İlk başta hiçbiri ihtimal vermiyor bu hikayeye. Elbette to be continued...
“Yeni gelenlere yer açmak için hastaları sağlıklılardan
ayırmamız gerek.” uyarısını duyan kadınların güzel görünebilme, sağlıklı ve
canlı görünebilmek için parmaklarına iğne batırıp yanaklarına kendi kanlarını
sürüp ‘canlı görünme’ çabaları… Ve
ardından ilk ağladığım sahne geliyor. Evet buraya kadar ağlamamıştım ama burada
insan kendini tutamıyor: Çocuğu olmasa bile!
Kırmızılı Küçük Kız - Part II
Bu kısım Oskar Schindler’li kısım. Cesetler gömüldükleri
yerlerden çıkarılıp yakılmaya başlanıyor. Tam da Oskar Schindler ile Amon Goeth
konuşurken kırmızı paltolu kızın cesedi diğer cesetlerle birlikte taşınırken
görülüyor. Oskar Schindler’in “hayat liste”si hazırlamasını bu tetikliyor
bence. Öyle güzel ki şu kurgu…
Schindler’in listesindeki insanların hepsinin Brinnlitz’e gitmesi
gerekirken kadınlar-erkekler diye ayrılan iki farklı trenden kadınların treni
–bir yanlışlık sonucu- Auschwitz Toplama Kampı’na gidiyor. Oskar Schindler'in duruma el koyup, kadınları da getirtmesi gerek ancak bundan önce bomba bir sahne
gerçekleşiyor...
Gaz odası hikayesinin başındaki ‘’saçları kesme’’ kısmı
başlıyor önce, toplama kampında bütün kadınların saçlarını kesiyorlar. Elbiselerini
çıkartmaları isteniyor.
Ardından “Duş ve Dezenfeksiyon Odası”na girmeleri isteniyor.
Buraya kadar her şey o anlatılanlara uyar; öleceklerine kesin gözüyle bakarlar.
Ve işte gaz yerine suyun geldiğini gören o insanların müthiş mutluluğu! Bu sahne gerçekten anlatılması çok güç bir sahne ve bu sahne öyle ağlamalık ki… Ve evet ağladım.
“Onlar benim! Onlar benim kalifiye işçilerim!”
“Bak Stern, eğer bu fabrika gerçekten ateşlenebilecek bir mermi üretirse çok üzülürüm.”
Ve beklenen olur: Oskar Schindler iflas eder… Savaş biter… Oskar
Schindler nazi partisi üyesi, alman ordusuna cephane üreten ve köle çalıştıran
biri olarak görüldüğünden tutuklular listesindedir.
“..Ya da gidin, aileleriniz yanına birer katil olarak değil birer
erkek olarak dönün!”
Son sahnelerde Schindler’in delirip “Daha fazlasını
kurtarabilirdim.” lafı da çok fenadır.
-----spoiler ve son------
Herkesin izlemesi gereken, müthiş bir film. “Oha lan! Naziler, Yahudilere ne yapmış oğlum bak!” diye değil… İnsanlar ne hale gelmiş ve ne hale
getirmişler, insan olan nasıl insanlığının gereğini yerine getirmiş bunu görmek
için izlenmeli. Kırmızılı küçük kız, duş sahnesi favorilerimden. Y'akşamlar
dilerim efendim.






















































