5.8.11

WITH ARMS WIDE OPEN



Bu kadar yalın ve de bu duyguya bu denli dokunabilen şarkı pek azdır. Şarkı Creed grubunun. Solistin iç gıcıklayıcı sesi şarkıya çok yakışmış. Şarkı aşkı ya da ölümü anlatmıyor. Aksine şarkıyı güzelleştiren zaten 'hayat'ı anlatması... Hoparlör ile dinlediğinizde pek duyulmuyor ama eğer ki kulaklıkla ilk bi kaç saniyesini dinlemek için son ses açarsanız kalp atış seslerini duyacaksınız. İşte o anda şarkının yazarı olan solist Scott Stapp bize doğrudan mesaj gönderiyor! Kalp atışı doğacak olan oğlunun kalp atışını temsil ediyor... Bu sürpriz haberi duyduğunda sahip olduğu sevinç ve korku duygularını bizimle paylaşmış adeta.

Öncelikle çoğu anne-babanın bu haberi ilk duyduğundaki sevinçlerine eş dizeler yazmış. Hani deriz ya ''mutluluk gözyaşları''...

"well i just heard the news today
it seems my life is going to change
i closed my eyes, begin to pray
then tears of joy stream down my face" 


 Sonra nakarata geçiş yapıyoruz...

"with arms wide open
under the sunlight
welcome to this place
i'll show you everything"


Sadece 'i'll show you everything' deyişiyle bile şarkının büyük bir kısmı aktarılmış gibi oluyor. Dünyaya gelecek, hiçbir şeyden haberi olmayan bir yaratık...

"with arms wide open"
Sonrasında kendine dönmeye başlıyor. Olduğu kişinin 'baba' olmaya hazır olup olmadığı konusu kafasını kurcalıyor.

"well i don't know if i'm ready
to be the man i have to be" 


"i'll take a breath, i'll take her by my side
we stand in awe, we've created life" 



"with arms wide open
under the sunlight
welcome to this place
i'll show you everything"


"with arms wide open" 


"now everything has changed
i'll show you love
i'll show you everything" 


Şarkılarında hep sevgiyi, aşkı anlatan bir sanatçı için en heyecanlı konu olsa gerek aşk! Sana aşkı göstereceğim...

"with arms wide open"  

Ve sonrasında işte o korkular, kendine özeleştiri yapma kısımları geliyor:

"if i had just one wish
only one demand
i hope he's not like me
i hope he understands"
 

Babalar oğulları onlar gibi olmasın isterler, oğullar da hep babaları gibi olmak...O zamana kadar sahip olunan bencillik duygusu, kendini beğenmişlik o an tamamen sıfırlanıyor ve istiyor ki oğlu onun gibi olmasın...

Ve şarkının en sonunda şarkının yaşama dair en güzel kısmı geliyor:

"that he can take this life
and hold it by the hand
and he can greet the world
with arms wide open..."



 Şarkının başından beri with arms wide open tamam güzel isim güzel de olmuş ama tam oturmamış, tam hissettirememiş demiştim. Böyle güzel bir şarkıda ''cuk oturdu'' tanımlamasını kullanmak isterdim diye düşünüyodum ilk dinlediğimde. Ama şarkının en sonuna geldiğimde öyle güzel bağlamış ki şarkıya adını veren kısmı: "he can greet the world with arms wide open..." Evet, kesinlikle cuk oturmuş.


İşte böyle güzel bir şarkı bu da. Böyle güzel bir duyguyu böylesine bir güzellikle anlatıyor. Selamlar Scottcığım. Oğlunu gözlerinden öperim.

Şarkının fizy linki: Creed- With Arms Wide Open

3.8.11

tadımlık konser

Redd konserine gitmek istiyorum. Yum beni götürecekmiş. Bir de Athena konserine gitmeyi çok istiyorum. Çok eğlenirim gibi geliyor. Tabi dostlarla :)

Koop - Koop Island Blues


Banyo yaparken dinlemekten en çok zevk aldığım şarkılardan biri :D 
Bir kere şarkı "hello my love" diye başlıyor ve aynı şarkı içinde hem "now i'm looking for you or anyone like you" sözü hem de "now you’re looking for me or anyone like me" sözünün geçmesi benim için ince bir ayrıntı. Ve şarkıdaki ksilafon kullanımı çok yakışmış şarkıya kesinllikle ve tabi bir de martı sesleri! Dalgalar... Mükemmel. Mis. Hayatımın ilk 10 şarkısı içine rahat girer!

1.8.11

FLIPPED

 
Uzun zamandır romantik filmlerde aradığım o 'saflık' duygusunu bu filmde buldum. Film küçücük yaşlarından başlayıp 10-15 yaşları arasında birbirine ilgi duyan juli ve bryce'ın hikayesini anlatıyor. Filmin en güzel yanlarından biri ise durumu her iki taraftan da değerlendirme şansına sahip olmamız. Örneğin kız ölüp bitiyor çocuk için, onun da öyle olduğunu sanıyor ama duruma oğlan tarafından bakınca kızdan iğrendiğini görüyoruz. Çok tatlı, çok hoş, ince ayrıntılara sahip bir film. Kesinlikle izlenilmesi gerek. Pek fazla bilinmiyor ama belki de asıl güzellik burda. Imdb puanı da 7.5 şuan. Gayet iyi. Tavsiyemdir böyle 'naif' bir film izlemek isteyenler için :)



14.7.11

Haydi ama restless bekleye bekleye öleceeeeğim! :)

Easy A



Bu filmimizden küçük bi sahne, fazla komik orası ayrı. Filmin öyle ahım şahım bir konusu yok, sonu ile biraz ders verme amacı güdüyor gerçi. Ama özellikle başroldeki hanım kızımız Emma Stone kendisine hayran bıraktı. Çok iyi bir oyuncu bence. 1988 doğumlu, gelecek vaadediyor :) Vücudunu kullanışı, konuşması, mimikleri falan şahane! Filmi tek başına taşımış resmen.
Aslında filmde çok komik yerler var, bu verdiğim video bunlardan sadece biri. Müzikleriyle de içine çekti beni tabiki her sevdiğim filmde olduğu gibi. Çok farklı konseptlerde şarkılar çalıyor ama: Pussycat Dolls'dan tutun da Simple Minds'a kadar çok farklı tatlar vardı. Ayrıca Gossip Girl'den tanıdığım Penn Bradgley'de filmde geri planda ama sağlam rolleydi :) Bence çok hoş, eğlenmek için arkadaşlarla izlenebilecek bir filmdi, sevdim...:)
Özetle adı çıkmış 9'a inmez 8'e filmi.Zaten bizim Türkler de ''Adı Çıkmış'' diye çevirmişler. :) 

Dip Not: Her çocuk öyle anne baba ister sanırım :D Müthişler :D

12.7.11

Wicker Park


Film daha ilk girişiyle bağladı beni... Çünkü fonda Maybe Tomorrow çalmaktaydı ve benim direk dudaklar kulaklarıma vardı... Sonrasında tabi Josh Hartnett sağolsun o müthiş derecede güzel sesiyle 'mıhladı' beni. Filmi burada anlatmam yersiz. Ama sonunda da Coldplay ile beni afallattı, biraz baktım ekrana öyle boş boş. Neyse öyle işte. Ağlamadım ama çok ağlayanlar varmış sonunda (:

"Bazen birini uzaktan görmek bir fantezi yaratır. Yakından gördüğünde ise o gördüğünün aslında senin yorumladığın gibi olmadığını anlarsın..."

Dip Not: Josh, cidden nasıl bi sese sahipsin sen.

Dip Not: Bu filmi dublajlı izlemek bu adama edilecek en büyük küfürdür!

11.7.11

SREBRENITSA [11 Temmuz 1995]


Bugün tüm o 'barışçıl' dünya devletlerinin üç maymunu oynadığı gündür. Her yıl -üzüntülü bi halde- bilmeyenlere bu insanlık ayıbını anlatmaya, bilenlere hatırlatmaya, yeniden her sene bu büyük katliamı dile getirmeye devam ettim, edicem.

N E V E R  F O R G E T, N E V E R  F O R G I V E !



''and do you know carolina where the biscuits are soft and sweet''

Deep Purple ardından Kazım Koyuncu. Bu huyumu seviyorum.